Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
güneş kursu 1 ay
Merve NAVRUZ
Köşe Yazarı
Merve NAVRUZ
 

RUTİNİN SESİ

Kimse vitrine koymaz rutini. Fotoğrafı çekilmez, hikâyesi paylaşılmaz. “Her gün aynı saatte uyanıyorum” cümlesi kimseyi etkilemez; ama “anı yaşıyorum” herkesin hoşuna gider. Oysa çoğu insan, anı yaşadığını sanırken hayatın içinde kaybolur. Rutin ise kaybolmamayı seçmektir. Sessizce, iddiasızca, ama sağlam bir yerden. Rutin bugün neredeyse bir kusur gibi anlatılıyor. Aynı şeyleri yapmak, aynı yoldan yürümek, benzer günler yaşamak… Sanki hayatın değeri, ne kadar düzensiz olduğunla ölçülüyormuş gibi. Oysa bir hayatı gerçekten zengin yapan şey, kaç farklı şey yaşadığın değil; aynı şeylerin içinde ne kadar derinleşebildiğindir. Rutin, insanın kendine verdiği bir sözdür. “Dağılmayacağım.” “Her gün biraz burada olacağım.” “Hayat beni savururken ben bir yere tutunacağım.” Bu söz yüksek sesle söylenmez; ama her sabah aynı saatte çalan alarmda, aynı bardakta içilen çayda, aynı koltuğa otururken hissedilir. Rutin, insanın kendine kurduğu iç düzendir.Düzenli bir hayatın en büyük armağanı güven duygusudur. Ne zaman dinleneceğini, ne zaman çalışacağını, ne zaman duracağını bilmek; insanın zihnini sakinleştirir. Sürekli karar vermek zorunda olmayan beyin, yaşamaya başlar. Sürekli tetikte olmayan kalp, genişler. Rutin yaşayan insan daha az heyecanlı görünür belki; ama daha dayanıklıdır. Çünkü her gün yeniden kurulan bir hayat, insanı kırılgan değil, esnek yapar. Bir gün bozulsa bile, ertesi gün yeniden toparlanacağını bilir. Kaosun içinde yaşayanlar için küçük bir aksaklık bile felaketken; rutini olanlar için sadece “bugünlük bir sapma”dır.Asıl ironik olan şudur:En çok özgürlük arayanlar, en çok yorulanlardır.En çok spontane yaşayanlar, en çok tükenenler.Çünkü sürekli yeni bir şey peşinde olmak, insanı diri tutmaz; yıpratır. Süreklilik olmadan hiçbir duygu kök salamaz. Ne mutluluk, ne huzur, ne aidiyet. Rutin; duyguların derinleşmesine izin verir. Aynı sofraya oturmak, aynı insanlarla aynı saatlerde buluşmak, aynı yürüyüş yolunu tekrar tekrar geçmek… Bunlar sıkıcı değildir; aksine tanıdıktır. Ve insan en çok tanıdık olanın içinde rahatlar. Hayatın ritmini tanımaya başlar. Ayrıntıları fark eder. Acele etmez.Çocuklar rutinle büyür, yetişkinler rutinle iyileşir.Çocuk için rutin güvendir; yetişkin için sığınak.Günün nasıl biteceğini bilmek, yarının nereden başlayacağını kestirebilmek… Bunlar küçük lüksler gibi görünür; ama modern insanın en çok yoksun kaldığı şeylerdir. Bugün “monoton” diye burun kıvırdığımız hayatlar, aslında bir zamanlar hayalini kurduğumuz hayatlardır. Aynı ev, aynı insanlar, aynı düzen… İnsan bazen sahip olduğu şeyleri, ancak onları kaybettiğinde değerli bulur. Oysa rutin, kaybolmadan önce tutmayı öğretir.Rutin yaşamak cesaret ister. Çünkü sürekli değişmenin alkışlandığı bir dünyada, kalmayı seçmektir. Devam etmeyi, sabretmeyi, her gün yeniden aynı yerden başlamayı göze almaktır. Gösterişli değildir; ama sadıktır. İnsanı yarı yolda bırakmaz. Belki de bu yüzden gerçek zenginlik, sıra dışı hayatlarda değil; istikrarlı olanlarda saklıdır. Herkesin koştuğu bir dünyada yavaş yürüyebilenler, herkesin dağıldığı yerde toparlanabilenler, herkesin kaçtığı tekrarların içinde anlam bulanlar… Rutin, hayatın en sessiz lüksüdür. Ve sessiz olan her şey gibi, en derin olanıdır.
Ekleme Tarihi: 05 Ocak 2026 -Pazartesi

RUTİNİN SESİ

Kimse vitrine koymaz rutini.

Fotoğrafı çekilmez, hikâyesi paylaşılmaz.

“Her gün aynı saatte uyanıyorum” cümlesi kimseyi etkilemez; ama “anı yaşıyorum” herkesin hoşuna gider. Oysa çoğu insan, anı yaşadığını sanırken hayatın içinde kaybolur. Rutin ise kaybolmamayı seçmektir. Sessizce, iddiasızca, ama sağlam bir yerden.

Rutin bugün neredeyse bir kusur gibi anlatılıyor. Aynı şeyleri yapmak, aynı yoldan yürümek, benzer günler yaşamak… Sanki hayatın değeri, ne kadar düzensiz olduğunla ölçülüyormuş gibi. Oysa bir hayatı gerçekten zengin yapan şey, kaç farklı şey yaşadığın değil; aynı şeylerin içinde ne kadar derinleşebildiğindir.

Rutin, insanın kendine verdiği bir sözdür.

“Dağılmayacağım.”

“Her gün biraz burada olacağım.”

“Hayat beni savururken ben bir yere tutunacağım.”

Bu söz yüksek sesle söylenmez; ama her sabah aynı saatte çalan alarmda, aynı bardakta içilen çayda, aynı koltuğa otururken hissedilir. Rutin, insanın kendine kurduğu iç düzendir.Düzenli bir hayatın en büyük armağanı güven duygusudur. Ne zaman dinleneceğini, ne zaman çalışacağını, ne zaman duracağını bilmek; insanın zihnini sakinleştirir. Sürekli karar vermek zorunda olmayan beyin, yaşamaya başlar. Sürekli tetikte olmayan kalp, genişler.

Rutin yaşayan insan daha az heyecanlı görünür belki; ama daha dayanıklıdır. Çünkü her gün yeniden kurulan bir hayat, insanı kırılgan değil, esnek yapar. Bir gün bozulsa bile, ertesi gün yeniden toparlanacağını bilir. Kaosun içinde yaşayanlar için küçük bir aksaklık bile felaketken; rutini olanlar için sadece “bugünlük bir sapma”dır.Asıl ironik olan şudur:En çok özgürlük arayanlar, en çok yorulanlardır.En çok spontane yaşayanlar, en çok tükenenler.Çünkü sürekli yeni bir şey peşinde olmak, insanı diri tutmaz; yıpratır. Süreklilik olmadan hiçbir duygu kök salamaz. Ne mutluluk, ne huzur, ne aidiyet.

Rutin; duyguların derinleşmesine izin verir. Aynı sofraya oturmak, aynı insanlarla aynı saatlerde buluşmak, aynı yürüyüş yolunu tekrar tekrar geçmek… Bunlar sıkıcı değildir; aksine tanıdıktır. Ve insan en çok tanıdık olanın içinde rahatlar. Hayatın ritmini tanımaya başlar. Ayrıntıları fark eder. Acele etmez.Çocuklar rutinle büyür, yetişkinler rutinle iyileşir.Çocuk için rutin güvendir; yetişkin için sığınak.Günün nasıl biteceğini bilmek, yarının nereden başlayacağını kestirebilmek… Bunlar küçük lüksler gibi görünür; ama modern insanın en çok yoksun kaldığı şeylerdir.

Bugün “monoton” diye burun kıvırdığımız hayatlar, aslında bir zamanlar hayalini kurduğumuz hayatlardır. Aynı ev, aynı insanlar, aynı düzen… İnsan bazen sahip olduğu şeyleri, ancak onları kaybettiğinde değerli bulur. Oysa rutin, kaybolmadan önce tutmayı öğretir.Rutin yaşamak cesaret ister. Çünkü sürekli değişmenin alkışlandığı bir dünyada,

kalmayı seçmektir. Devam etmeyi, sabretmeyi, her gün yeniden aynı yerden başlamayı göze almaktır. Gösterişli değildir; ama sadıktır. İnsanı yarı yolda bırakmaz.

Belki de bu yüzden gerçek zenginlik, sıra dışı hayatlarda değil; istikrarlı olanlarda saklıdır. Herkesin koştuğu bir dünyada yavaş yürüyebilenler, herkesin dağıldığı yerde toparlanabilenler, herkesin kaçtığı tekrarların içinde anlam bulanlar…

Rutin, hayatın en sessiz lüksüdür.

Ve sessiz olan her şey gibi, en derin olanıdır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (2)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirinsesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sevgi
(05.01.2026 22:43 - #765)
Harika herzamanki gibi
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirinsesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Emine
(07.01.2026 00:21 - #766)
Senin yazılarını okudukça kendimden bişeyler buluyorum insana kendini iyi hissettiriyor
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirinsesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)

Diğer Yazıları

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
mekan bizim almanya chat sohbet cinsel sohbet sohbet mobil sohbet dini chat plastik çember