Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Merve NAVRUZ
Köşe Yazarı
Merve NAVRUZ
 

MİRASIMIZ KORKU MU?

Bazı miraslar tapulara değil, yüreklere yazılır. İnsan, çocuklarına ne bırakır? Bir evin anahtarını, bir soyadın gölgesini, birkaç sararmış fotoğrafı mı? Yoksa kendi ömründen arta kalan korkuları mı? Hayatın içinde yürürken, bir çocuğun suskunluğunda annesinin endişesi, bir gencin tereddüdünde babasının korkusu saklıdır. Söylenmemiş sözler, yarım bırakılmış hayaller, “El âlem ne der?” diye boğazımıza düğümlenen cümleler… Hepsi görünmez bir miras gibi kuşaktan kuşağa devredilir. Biz, çocuklarımızı hayata hazırladığımızı sanırken onları hayatın ihtimallerinden korkutuyor olabilir miyiz? Düşmesinler diye yürümelerine engel, yanılmasınlar diye düşüncelerine pranga, incinmesinler diye de kalplerine duvar örüyor olabilir miyiz? Oysa korkuyla büyüyen çocuk, bir gün kendi gölgesinden bile izin ister. Başkalarının yargısında öyle uzun süre yaşar ki kendi sesini unutabilir. Ne acıdır ki bazen en derin yaralarımızı sevgiyle açarız. Koruyalım derken kanatlarını kırar, terbiye edelim derken ruhlarını sustururuz. Sonra da neden bu kadar çekingen, neden bu kadar ürkek olduklarını sorarız. Belki de artık geçmişin bize öğrettiği korkuları değil, geleceğin bizden beklediği cesareti miras bırakmanın vaktidir. Çocuklarımıza kusursuz bir hayat sunamayız. Ama kusurlarıyla da sevileceklerini öğretebiliriz. Her düştüklerinde yargılanmayacaklarını, her farklı düşündüklerinde dışlanmayacaklarını, her sustuklarında değil, konuştuklarında da değer göreceklerini hissettirebiliriz. Çünkü insanın ardında bıraktığı en büyük miras, evlatlarının cebine koyduğu altın değil, yüreğine ektiği cesarettir. Şimdi kendimize dürüstçe soralım: Bizden sonrakilere bir ömürlük korku mu bırakıyoruz, yoksa korkularına rağmen yaşayabilecekleri bir yürek mi? Unutmayalım; bazı zincirler demirden yapılmaz. Bir bakışla, bir cümleyle, bir ömür tekrarlanan “Yapamazsın!” larla örülür. Ve bazı zincirler, ancak bir nesil cesaret edip “Artık böyle yaşamayacağım.” dediğinde kırılır. Mirasımız korku olmasın. Bizim sustuğumuz yerde onlar konuşsun, bizim yarım kaldığımız yerde onlar tamamlasın. Çünkü evlatlarımıza bırakacağımız en güzel gelecek, bizim korkularımızdan özgürleşebildikleri dünyadır.
Ekleme Tarihi: 12 Ekim 2026 -Pazartesi

MİRASIMIZ KORKU MU?

Bazı miraslar tapulara değil, yüreklere yazılır.

İnsan, çocuklarına ne bırakır? Bir evin anahtarını, bir soyadın gölgesini, birkaç sararmış fotoğrafı mı? Yoksa kendi ömründen arta kalan korkuları mı? Hayatın içinde yürürken, bir çocuğun suskunluğunda annesinin endişesi, bir gencin tereddüdünde babasının korkusu saklıdır. Söylenmemiş sözler, yarım bırakılmış hayaller, “El âlem ne der?” diye boğazımıza düğümlenen cümleler… Hepsi görünmez bir miras gibi kuşaktan kuşağa devredilir.

Biz, çocuklarımızı hayata hazırladığımızı sanırken onları hayatın ihtimallerinden korkutuyor olabilir miyiz? Düşmesinler diye yürümelerine engel, yanılmasınlar diye düşüncelerine pranga, incinmesinler diye de kalplerine duvar örüyor olabilir miyiz? Oysa korkuyla büyüyen çocuk, bir gün kendi gölgesinden bile izin ister. Başkalarının yargısında öyle uzun süre yaşar ki kendi sesini unutabilir.

Ne acıdır ki bazen en derin yaralarımızı sevgiyle açarız. Koruyalım derken kanatlarını kırar, terbiye edelim derken ruhlarını sustururuz. Sonra da neden bu kadar çekingen, neden bu kadar ürkek olduklarını sorarız. Belki de artık geçmişin bize öğrettiği korkuları değil, geleceğin bizden beklediği cesareti miras bırakmanın vaktidir.

Çocuklarımıza kusursuz bir hayat sunamayız. Ama kusurlarıyla da sevileceklerini öğretebiliriz. Her düştüklerinde yargılanmayacaklarını, her farklı düşündüklerinde dışlanmayacaklarını, her sustuklarında değil, konuştuklarında da değer göreceklerini hissettirebiliriz. Çünkü insanın ardında bıraktığı en büyük miras, evlatlarının cebine koyduğu altın değil, yüreğine ektiği cesarettir.

Şimdi kendimize dürüstçe soralım: Bizden sonrakilere bir ömürlük korku mu bırakıyoruz, yoksa korkularına rağmen yaşayabilecekleri bir yürek mi? Unutmayalım; bazı zincirler demirden yapılmaz. Bir bakışla, bir cümleyle, bir ömür tekrarlanan “Yapamazsın!” larla örülür.

Ve bazı zincirler, ancak bir nesil cesaret edip “Artık böyle yaşamayacağım.” dediğinde kırılır.

Mirasımız korku olmasın. Bizim sustuğumuz yerde onlar konuşsun, bizim yarım kaldığımız yerde onlar tamamlasın. Çünkü evlatlarımıza bırakacağımız en güzel gelecek, bizim korkularımızdan özgürleşebildikleri dünyadır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirinsesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.