Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Merve NAVRUZ
Köşe Yazarı
Merve NAVRUZ
 

MEKSÛR

Hayatın en büyük derslerini çoğu zaman mutlu anlarımızdan değil, kırıldığımız, incindiğimiz, yıkıldığımız anlardan öğreniriz. Kırık kalpler, görünürde zayıf, yaralı ve çaresiz gibi görünür; fakat onların içinde saklanan derin bir cevher vardır. İnsanın kalbi kırıldığında, ilk duyduğu şey acıdır. Sanki göğsünün ortasında görünmez bir el, ruhunu sıkıca kavramış ve nefesini kesmiştir. O anlarda dünya sessizleşir; kalabalıklar gürültü çıkarır ama kalp kendi sükûtunun içine çekilir. İşte tam da bu sessizlikte, insana bahşedilmiş en büyük sır saklıdır: kırık kalplerin içinde bir cevher vardır.Kalbin kırılması, aslında yok oluş değildir; yeniden doğuşun başlangıcıdır. Çünkü insan, kırıldığında kendini en derinden tanır. Kırılmadan önce insan, hayatın ışığıyla körleşebilir; şatafatın, mutluluğun, neşenin arasında kendini unutur. Ama kalp kırıldığında gözler açılır, perdeler kalkar, insan hem dünyayı hem de kendisini çıplak bir hakikat içinde görmeye başlar. Ve işte orada, acının gölgesinde parlayan kıymetli bir taş gibi içindeki cevheri fark eder. Kırık bir kalbin cevheri, merhamettir. Çünkü incinmiş olan, başkasının incinişini daha iyi bilir. Kendi yarasının acısıyla yoğrulan kişi, bir başkasının yarasına daha şefkatli dokunur. Kırık kalbin cevheri, sabırdır. Çünkü beklemekten, susmaktan ve iyileşmeyi zamana bırakmaktan başka çaresi olmadığını öğrenir. Kırık kalbin cevheri, bilgeliktir. Çünkü yaşanan acı, ona dünyanın fani olduğunu, insanın tutunduğu her şeyin bir gün kayıp gideceğini fısıldar. Japonların “kintsugi” sanatı vardır; kırılan porselenleri altınla onarırlar. Çatlakları saklamaz, aksine daha da belirginleştirir, ona değer katarlar. Çünkü bilirler ki, kırılan yer aynı zamanda güçlenen yerdir. İnsan kalbi de böyledir aslında… Bir kez kırıldığında, üzerine acının altın izleri işlenir. O izler kalbi daha değerli, daha derin ve daha gerçek kılar.Toplum genelde kırılmamış, kusursuz görünen kalpleri över. Ama gerçekte, hiç kırılmamış bir kalbin bilgeliği eksiktir. Çünkü hiç kırılmamış bir kalp, merhameti, sabrı, derinliği bilmez. Oysa kırık bir kalp, hem kendi acısından hem de başkalarının acısından yoğrulmuştur. İşte bu yüzden, en derin şairler, en bilge insanlar, en güçlü ruhlar; geçmişinde defalarca kırılmış ama her seferinde yeniden doğmuş olanlardır. Belki de insanın gerçek zenginliği, hiç yara almamış bir kalpte değil, her yarasından sonra içinden yeniden filizlenen umuttadır. Kırık kalpler, içinde sakladıkları cevherle birer hazine sandığı gibidir. Onlar acılarını gizler, gözyaşlarını saklar, fakat içinde taşıdıkları ışıkla başkalarının yolunu aydınlatırlar.Kırılmak acıdır, evet. Ama kırık kalbin öğrettiği şey, hiçbir mutluluğun öğretemeyeceği kadar değerlidir. Çünkü hayat, insana en büyük hediyelerini çoğu zaman acıların arasına gizler. Ve kırık kalbin cevheri, insana şu hakikati hatırlatır: Her kayıp, aslında kendini yeniden bulmanın yolculuğudur..
Ekleme Tarihi: 26 Ağustos 2025 -Salı

MEKSÛR

Hayatın en büyük derslerini çoğu zaman mutlu anlarımızdan değil, kırıldığımız, incindiğimiz, yıkıldığımız anlardan öğreniriz. Kırık kalpler, görünürde zayıf, yaralı ve çaresiz gibi görünür; fakat onların içinde saklanan derin bir cevher vardır.

İnsanın kalbi kırıldığında, ilk duyduğu şey acıdır. Sanki göğsünün ortasında görünmez bir el, ruhunu sıkıca kavramış ve nefesini kesmiştir. O anlarda dünya sessizleşir; kalabalıklar gürültü çıkarır ama kalp kendi sükûtunun içine çekilir. İşte tam da bu sessizlikte, insana bahşedilmiş en büyük sır saklıdır: kırık kalplerin içinde bir cevher vardır.Kalbin kırılması, aslında yok oluş değildir; yeniden doğuşun başlangıcıdır. Çünkü insan, kırıldığında kendini en derinden tanır. Kırılmadan önce insan, hayatın ışığıyla körleşebilir; şatafatın, mutluluğun, neşenin arasında kendini unutur. Ama kalp kırıldığında gözler açılır, perdeler kalkar, insan hem dünyayı hem de kendisini çıplak bir hakikat içinde görmeye başlar. Ve işte orada, acının gölgesinde parlayan kıymetli bir taş gibi içindeki cevheri fark eder.

Kırık bir kalbin cevheri, merhamettir. Çünkü incinmiş olan, başkasının incinişini daha iyi bilir. Kendi yarasının acısıyla yoğrulan kişi, bir başkasının yarasına daha şefkatli dokunur. Kırık kalbin cevheri, sabırdır. Çünkü beklemekten, susmaktan ve iyileşmeyi zamana bırakmaktan başka çaresi olmadığını öğrenir. Kırık kalbin cevheri, bilgeliktir. Çünkü yaşanan acı, ona dünyanın fani olduğunu, insanın tutunduğu her şeyin bir gün kayıp gideceğini fısıldar.

Japonların “kintsugi” sanatı vardır; kırılan porselenleri altınla onarırlar. Çatlakları saklamaz, aksine daha da belirginleştirir, ona değer katarlar. Çünkü bilirler ki, kırılan yer aynı zamanda güçlenen yerdir. İnsan kalbi de böyledir aslında… Bir kez kırıldığında, üzerine acının altın izleri işlenir. O izler kalbi daha değerli, daha derin ve daha gerçek kılar.Toplum genelde kırılmamış, kusursuz görünen kalpleri över. Ama gerçekte, hiç kırılmamış bir kalbin bilgeliği eksiktir. Çünkü hiç kırılmamış bir kalp, merhameti, sabrı, derinliği bilmez. Oysa kırık bir kalp, hem kendi acısından hem de başkalarının acısından yoğrulmuştur. İşte bu yüzden, en derin şairler, en bilge insanlar, en güçlü ruhlar; geçmişinde defalarca kırılmış ama her seferinde yeniden doğmuş olanlardır.

Belki de insanın gerçek zenginliği, hiç yara almamış bir kalpte değil, her yarasından sonra içinden yeniden filizlenen umuttadır. Kırık kalpler, içinde sakladıkları cevherle birer hazine sandığı gibidir. Onlar acılarını gizler, gözyaşlarını saklar, fakat içinde taşıdıkları ışıkla başkalarının yolunu aydınlatırlar.Kırılmak acıdır, evet. Ama kırık kalbin öğrettiği şey, hiçbir mutluluğun öğretemeyeceği kadar değerlidir. Çünkü hayat, insana en büyük hediyelerini çoğu zaman acıların arasına gizler.

Ve kırık kalbin cevheri, insana şu hakikati hatırlatır: Her kayıp, aslında kendini yeniden bulmanın yolculuğudur..

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (2)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirinsesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Dilek
(27.08.2025 13:32 - #683)
Kaleminize sağlık
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirinsesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sedanur
(27.08.2025 22:20 - #684)
Okudum arkadaşım gerçekten çok içten ve bizden bir yazı olmuş
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirinsesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)

Diğer Yazıları

26
Ağustos
19
Ağustos
12
Ağustos
05
Ağustos
22
Temmuz
14
Temmuz
08
Temmuz
30
Haziran
24
Haziran
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
aohbet islami chat omegla türk sohbet cinsel sohbet dini chat plastik çember