Takvimler o malum günü işaret ettiğinde, zihnimizde genellikle çiçeklerle süslenmiş masalar ve paketlenmiş hediyeler canlanır. Ancak bu yıl, sâhir kelimesinin o derin ve çift taraflı anlamının izini sürerek, vitrinlerin çok ötesindeki bir gerçeğe bakmak gerekiyor. Sâhir, hem büyüleyici olanı hem de geceyi uykusuz geçireni ifade eder. Bir annenin ruhu da tam olarak bu iki tanımın kesiştiği noktada durur; o, sevgisiyle dünyayı daha katlanılır kılan sâhir bir simyacı, evladının huzuru için kendi uykusundan ve sükûnetinden vazgeçen ebedi bir uykusuzdur.
Bugün dünyanın dört bir yanında, alışılmışın çok ötesinde, ender görülen zorluklarla baş başa kalan anneler var. Onlar için anne olmak, sadece bir yaşam biçimi değil, imkansızlığın tam ortasında verilen sâhir bir mücadeledir. Savaşın yıkıntıları arasında çocuklarına bir parça ekmekten önce bir parça umut devşirmeye çalışan, göç yollarında sırtında dünyayı ve kucağında geleceğini taşıyan o kadınlar, kelimenin tam anlamıyla uykusuzluğun en ağır halini yaşarlar. Onların uykusuzluğu sadece biyolojik bir ihtiyaçtan mahrum kalmak değil, bir evladın güvenliğini sağlama uğruna nöbet tutmaktır. Bu anneler, en karanlık coğrafyalarda bile bir çocuğun gözlerine yaşama sevincini yerleştirebildikleri için yeryüzünün en gerçek ve en büyüleyici güçlerine sahiptirler.
Bir annenin uykusuz kaldığı her gece, aslında bir fedakarlık destanının sessizce yazılmasıdır. Hastalıkta başucunda beklenen o saatler, yoklukta paylaşılan son lokmanın verdiği huzur ve evladının geleceği için duyulan o ince sızı, anneyi sâhir kılan asıl cevherdir. Özellikle dünyanın en çetin sınavlarından geçen; evladını bir çatışmada, bir hastalıkta ya da bir mahrumiyette korumaya çalışan annelerin ellerinde sâhir bir dokunuş vardır. O eller, yıkılan evleri saraya çeviremez belki ama kırılan kalpleri onaracak o eşsiz büyüyü her zaman içinde barındırır.
Ez cümle olarak annelik, sâhir bir şefkatin uykusuz gecelerle harmanlandığı kutsal bir makamdır. Bugün sadece konforlu alanlarda değil, dünyanın en zorlu şartlarında evladına siper olan, sevgisiyle imkansızı başaran o uykusuz kahramanları daha çok anlamak gerekir. Onların varlığı, dünyanın tüm kargaşasına rağmen merhametin hala sâhir bir güç olarak aramızda dolaştığının en somut kanıtıdır. Uykusuzluğuyla dünyayı aydınlatan ve sevgisiyle hayatı büyüleyen tüm annelerin, özellikle de kalbi en ağır yüklerle sınananların günü kutlu olsun.

