Sevgili Seydişehirli kardeşlerim,
Ben Ziraat Mühendisi Mustafa Yüksel. Bugün sizlere ilçemizin belki de yeterince farkında olmadığımız, ancak doğru değerlendirildiğinde Seydişehir’in en büyük ikinci şansı diyebileceğimiz çok önemli bir nimetten bahsetmek istiyorum: jeotermal varlığımızdan.
Eğitim hayatım boyunca, özellikle Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde yüksek lisans yaptığım dönemlerde, ilçemizdeki jeotermal potansiyelden bahsettiğimde kıymetli hocalarımın söylediği bir sözü hiç unutmadım:
“Mustafa, ilçene talih kuşu konmuş. Küçük yatırımlarla çok büyük kazançlar elde edebilirsiniz.”
O günden bu yana yıllardır aynı şeyi dile getiriyoruz. Bu potansiyeli harekete geçirecek öncü bir kamu kurumu ya da vizyoner bir yatırımcıya ihtiyaç var. Ne yazık ki bugüne kadar kimileri bunu hayal olarak gördü, kimileri imkânsız diyerek öteledi. Oysa onlarca hibe, teşvik ve destek programı varken, bu kaynakların Seydişehir’e yönlendirilememesi asıl sorgulanması gereken konudur.
⸻
Jeotermal Sera: Tarımda Oyunu Değiştiren Güç
Jeotermal seralar, yer altından çıkan sıcak suyun kullanıldığı, ısınma maliyetinin neredeyse sıfıra yakın olduğu modern tarım tesisleridir. Klasik seracılığa göre çok ciddi avantajlar sunar:
•Isınma maliyeti yok denecek kadar düşüktür
•Doğalgaz, kömür ve elektrik bağımlılığı yoktur
•Yılın 12 ayı üretim yapılabilir
•Don ve iklim riskleri ortadan kalkar
•Birim alandan alınan verim 3–4 kat artar
•Gençler için istihdam, üretici için sürdürülebilir gelir sağlar
Bugün ülkemizde sadece sera ısıtmasında değil; Aydın, Denizli, Afyon gibi illerde ilçe ve mahallelerin tamamı jeotermal kaynaklarla ısıtılmaktadır. Yani bu iş ne hayaldir ne de imkânsızdır.
⸻
Türkiye’den Somut ve Doğru Örnekler
Jeotermali doğru planlayan yerler bunun meyvesini toplamaktadır:
•Aydın – Germencik ve Sultanhisar
Belediye ve kamu destekli jeotermal sera alanlarında üretilen domates ve sebzeler
Rusya ve Doğu Avrupa ülkelerine ihraç edilmektedir.
•Denizli – Sarayköy
Jeotermal kaynaklarla ısıtılan modern seralarda yetiştirilen ürünler,
belediyelerin altyapı ve planlama desteğiyle
Avrupa pazarına kadar ulaşmaktadır.
•Afyonkarahisar – Sandıklı
Belediye öncülüğünde geliştirilen jeotermal sera projeleri,
bölge çiftçisine örnek olmuş,
üretilen ürünler hem iç piyasada hem de ihracata yönelik değerlendirilmiştir.
•Manisa – Alaşehir ve Salihli
Jeotermal enerjiyle ısıtılan seralarda yıl boyu üretim yapılmakta, ihracatçı birlikleriyle entegre çalışan işletmeler yüksek katma değerli ürünler üretmektedir.
Bu örneklerin ortak noktası şudur:
İlk adım kamu tarafından atılmış, yatırımcı ve üretici bu cesareti görerek sürece dâhil olmuştur.
Seydişehir İçin İlk Adım Çok Net
Seydişehir’e gereken şey büyük söylemler değil, ilk ve doğru bir adımdır.
Bu adım; belediye, odalar ya da ilgili bir kamu kurumu öncülüğünde örnek bir jeotermal sera tesisinin kurulmasıdır.
Bu tesis:
•Yatırımcıya yol gösterecek,
•Çiftçiye cesaret verecek,
•Gençlere “burada da gelecek var” dedirtecek,
•İlçemizin ufkunu açacaktır.
Son Söz
Toprağımız var.
Suyumuz var.
Yer altından çıkan sıcaklığımız var.
Eksik olan tek şey irade ve sahiplenme.
Yer altından gelen bu sahipsiz mucizeleri görmezden gelmek yerine, geleceğe taşıyacak aklı ve cesareti göstermek zorundayız.
Çünkü jeotermal, Seydişehir için sadece bir kaynak değil; bir kalkınma anahtarıdır.


