Seydişehir’in güneydoğu mahallelerinin görmezden gelinen su gerçeği…
Kıymetli Seydişehirli hemşehrilerim,
İlçemizde son yıllarda yaşadığımız kuraklık, tarımı, hayvancılığı ve doğrudan geçimini topraktan sağlayan binlerce insanımızı derinden etkilemiştir. Bu süreçte Beyşehir Gölü üzerindeki baskının azaltılması, alternatif su kaynaklarının gündeme alınması ve sürdürülebilir su yönetimi adına çeşitli girişimlerimiz ve çalışmalarımız olmuştur.
Ancak bugün sizlerin dikkatine özellikle başka bir hayati konuyu getirmek istiyorum.
İlçemizin Ketenli, Dikilitaş, Çat, Mesudiye, Bostandere, Gevrekli, Çavuş ve Tol Mahalleleri başta olmak üzere bu bölgede yaşayan ve tarımdan geçimini sağlayan üreticilerimiz, uzun süredir şu haklı serzenişte bulunuyor:
“Mustafa kardeşim, Beyşehir konuşuluyor ama bizim sularımız kimsenin gündeminde değil. Buraları da gündeme taşıyın.”
Bu sözleri bir rica değil, bir sorumluluk ve bir emanet olarak görüyorum.
12 AY AKAN SULAR AMA DEĞERLENDİRİLMEYEN POTANSİYEL
Bu bölgede yılın 12 ayı akan, karstik ve yüzeysel nitelikte çeşitli su kaynakları bulunmaktadır. Ancak bu sular:
•Yeterince ölçülmemiştir
•Havza bazlı planlamaya dahil edilmemiştir
•Tarımsal sulama potansiyeli bilimsel olarak ortaya konmamıştır
•Üretici lehine bir projeye dönüştürülmemiştir
Daha da önemlisi:
- Bu sular Suğla Gölü’nü de beslememektedir.
- Kış aylarında akan sular, mevcut mevzuat gereği Çumra yönüne bırakılmaktadır.
- Yani Seydişehir’in suyu, Seydişehirli üreticiye fayda sağlamadan ilçeden çıkmaktadır.
Bu durum hem teknik hem de vicdani olarak sorgulanmalıdır.
Soru Net: Bu Sular Neden Seydişehir Tarımına Kazandırılmıyor?
Bugün sormamız gereken temel sorular şunlardır:
•Bu akarsuların yıllık debileri ölçüldü mü?
•Havza bazlı hidrojeolojik etütler yapıldı mı?
•Gölet, regülatör, küçük ölçekli baraj ya da yerel sulama projeleri planlandı mı?
•DSİ ve ilgili kurumlar bu bölge için özel bir çalışma yaptı mı?
Eğer yapılmadıysa -ki sahadaki üreticilerimizden aldığımız bilgiler bunu gösteriyor - artık bu bir ihmal değil, yapısal bir eksikliktir.
BEYŞEHİR GÖLÜ RAHATLASIN DİYE ALTERNATİFLER ŞART
Yıllardır tek bir kaynağa yüklenerek Beyşehir Gölü’nü koruyamayız.
Beyşehir üzerindeki baskıyı azaltmanın en doğru yolu:
✅ Seydişehir’in kendi yerel su kaynaklarını devreye almak
✅ Havza içi suyu havza içinde değerlendirmek
✅ Küçük ama çok sayıda yerel sulama projeleri üretmek
✅ Üreticiyi göçe zorlayan değil, üretimde tutan politikalar geliştirmektir
Bu sayede hem Beyşehir Gölü korunur, hem Seydişehirli üretici nefes alır.
BURADAN AÇIK ÇAĞRIDIR
Bu köşe yazısı ile:
•DSİ’ye
•İl ve Bölge Tarım Müdürlüklerine
•Konya Büyükşehir ve Seydişehir Belediyesi’ne
•Üniversitelere ve ilgili bilim insanlarına açık bir çağrıda bulunuyorum:
- Ketenli – Dikilitaş – Çat – Mesudiye – Bostandere – Gevrekli – Çavuş – Tol hattı için acil hidrojeolojik ve tarımsal su potansiyeli çalışması başlatılmalıdır.
- Bu bölge, Seydişehir’in yeni üretim havzası olarak planlanmalıdır.
- Seydişehir’in suyu, Seydişehirli üretici için kullanılmalıdır.
Bu mesele sadece birkaç mahallenin meselesi değildir.
Bu mesele Seydişehir tarımının geleceği, kırsalın ayakta kalması ve ilçemizin su güvenliğidir.
Bizler bu konunun takipçisi olacağız.
Üreticimizin sesi olmaya devam edeceğiz.
Çünkü su giderse, tarım gider.
Tarım giderse, köy gider.
Köy giderse, Seydişehir zayıflar.
Saygılarımla…

