Bu haftaki köşe yazımda yaklaşan hububat hasadı öncesinde, tarımımızın en büyük sorunlarından biri olan anız yangınlarının toprağımıza, su kaynaklarımıza ve çevremize verdiği zararlar üzerine değerlendirmelerde bulunmak istiyorum.
Hububat hasadının yaklaştığı bugünlerde çiftçimizin en büyük emeği olan bir üretim sezonunun sonuna geliyoruz. Ancak hasat sonrası yapılan yanlış uygulamalar, özellikle anızların yakılması, yıllardır mücadele ettiğimiz toprak ve su sorunlarını daha da büyütmektedir.
Anız yangınları sadece tarladaki kuru bitki artıklarının yanması değildir. Bu yangınlarla birlikte toprağın içinde yaşayan milyonlarca faydalı canlı zarar görmekte, toprağın doğal dengesi bozulmaktadır. Oysa anızlar toprağın organik maddesini artıran, nemini koruyan ve verimliliğini destekleyen önemli bir kaynaktır.
Anız yakıldığında toprağın üst kısmındaki organik yapı zarar görür, toprağın su tutma kapasitesi azalır. Yağışların toprağa işlemesi zorlaşır ve daha fazla yüzey akışı oluşur. Bu da özellikle su sıkıntısı yaşadığımız bölgelerde tarımsal kuraklığı daha da artıran bir etkendir.
Yanan toprak, güneş ışınlarına karşı daha hassas hale gelir. Toprak nemi daha hızlı kaybolur, buharlaşma artar. Böylece tarlamızdaki suyu daha kısa sürede kaybetmiş oluruz. Su kaynaklarının her geçen gün daha değerli hale geldiği bir dönemde, elimizdeki nemi kendi elimizle yok etmemeliyiz.
Anız yangınlarının etkisi sadece toprakla da sınırlı değildir. Yangın sırasında ortaya çıkan duman ve gazlar hava kalitesini olumsuz etkiler, doğal dengeyi bozar. Toprakta ve havada bulunan azot döngüsü zarar görür. Bu durum uzun vadede toprağın verim gücünü azaltır.
Çiftçimiz bilmelidir ki; yanan her anız, gelecekte daha fazla gübre ihtiyacı, daha az su tutan toprak ve daha düşük verim olarak geri döner.
Tarımda artık eski alışkanlıklarla değil, toprağı koruyan yöntemlerle hareket etmek zorundayız. Anızı yakmak yerine toprağa kazandırmak, organik maddeyi artırmak ve suyu korumak geleceğimiz için büyük önem taşımaktadır.
Unutmayalım; toprağı yakan, aslında kendi geleceğini yakar.

