Konya Büyükşehir Belediyesi’nin emeklilerin sosyal hayata katılımını ve kültürel bağlarını güçlendirmek amacıyla düzenlediği “Hatırdan Hatıraya Kültür Turları”, önemli ve anlamlı bir proje olarak dikkat çekti. 31 ilçeden 10 bin emeklinin katıldığı turlarda Konya’nın tarihi, kültürel ve doğal güzellikleri ziyaret edildi.
Bu kapsamda Beyşehir-Seydişehir rotasının oluşturulması, ilçemiz açısından ayrıca sevindirici. Seydişehir; Seyyid Harun Veli Camii, Kuğulu Tabiat Parkı ve sahip olduğu tarihi ve doğal güzellikleriyle mutlaka görülmesi gereken ilçelerimizden biri.
Ancak burada küçük bir noktaya dikkat çekmek istiyorum:
Seydişehir’i sadece gezdirmek değil, anlatmak da gerekiyor.
Şehrimize gelen misafirlerimize Kuğulu’yu göstermek elbette güzel. Fakat Kuğulu’nun Seydişehir için anlamını, Seyyid Harun Veli’nin ilçemizin tarihindeki yerini, şehrimizin geçmişini ve kültürel değerlerini de anlatabilirsek, yapılan gezi çok daha anlamlı olacaktır.
Çünkü bir şehri tanımak, yalnızca güzelliklerini görmekle olmaz. O şehrin hikâyesini bilmek gerekir.
Bu nedenle Seydişehir’in kültür turlarında daha fazla anlatımla, kısa tarih sunumlarıyla, fotoğraf ve belgesel gösterimleriyle desteklenmesinin faydalı olacağı kanaatindeyim.
Aynı durum milli günlerimiz için de geçerli.
Milli bayramlarımızı sadece kutlamayalım, anlatalım
30 Ağustos Zafer Bayramı’nı Seydişehir’de coşkuyla kutladık. Bu anlamlı organizasyona katkı sunan Seydişehir Belediye Başkanı Hasan Ustaoğlu’na, belediye çalışanlarına ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Meydanların Türk bayraklarıyla süslenmesi, vatandaşlarımızın programlara katılması ve düzenlenen etkinlikler elbette çok kıymetli.
Fakat milli günlerimizi yalnızca konser ve çeşitli etkinliklerle kutlamak yerine, tarihimizi anlatan programlarla da zenginleştirmemiz gerektiğini düşünüyorum.
30 Ağustos’un anlamını gençlerimize ve çocuklarımıza anlatmalıyız. Büyük Taarruz’un hangi şartlarda gerçekleştirildiğini, bu zaferin hangi fedakârlıklarla kazanıldığını ve Seydişehir’in Milli Mücadele dönemindeki yerini ortaya koyan çalışmalar yapmalıyız.
Bir tarih söyleşisi, fotoğraf sergisi, kısa belgesel veya öğrencilerin hazırlayacağı bir gösteri, bayram programlarının anlamını çok daha güçlü hâle getirebilir. Bunun bir örneğini geçtiğimiz Cuma günü Nota Medya Youtube kanalımızda Tarihçi-Yazar Ercan Arslan ile birlikte “30 Ağustos: Bir Zaferin Hikâyesi- Konya’dan Seydişehir’e Milli Mücadele” başlığı altında işledik. Güzel verimli bir program oldu. Coşku birkaç saat sürer, ancak anlatılan tarih nesiller boyunca yaşar.
Seydişehir’in geçmişten bugüne taşıdığı çok önemli bir şehir hafızası var. Bu hafızayı korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak hepimizin sorumluluğu.
Konya Büyükşehir Belediyesi’nin “Hatırdan Hatıraya Kültür Turları” projesi de bu açıdan güzel bir örnek oldu. Başta Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay olmak üzere projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Şimdi Seydişehir olarak bize düşen ise sahip olduğumuz değerleri daha iyi tanıtmak.
Seydişehir’i sadece gezilecek bir şehir değil, hikâyesi dinlenecek ve tarihi öğrenilecek bir şehir hâline getirmeliyiz.
Çünkü geçmişini bilen şehirler, geleceğine daha sağlam yürür.

