Geçtiğimiz günlerde Seydişehir ile Akseki’ye bağlı Süleymaniye Mahallesi arasında yapımına başlanan yol çalışmasının başlangıç programına katıldım. Gazeteci arkadaşlarımızla birlikte hem bölgede yapılacak çalışmaları yerinde inceleme fırsatı bulduk hem de dönüş yolunda yapımı hızla devam eden Alacabel Tüneli'ndeki çalışmaları gözlemledik. Hatta tünelden heyetle birlikte geçerken, yıllardır konuşulan bu dev projenin artık sona yaklaştığını görmek heyecan vericiydi.
Aslında bu yatırımlara sadece bir yol çalışması ya da bir tünel projesi olarak bakmak büyük hata olur. Çünkü mesele asfaltın dökülmesi, iş makinelerinin çalışması ya da kilometrelerce yol yapılmasından çok daha fazlasını ifade ediyor.
Seydişehir yıllardır Antalya'ya açılan en önemli kapılardan biri olmasına rağmen, özellikle Alacabel geçişindeki zorlu kış şartları ve ulaşım problemleri nedeniyle bu avantajını tam anlamıyla ekonomik kazanca dönüştüremedi. Özellikle kış aylarında yaşanan kapanmalar, ulaşımda yaşanan aksaklıklar ve sürücülerin yaşadığı sıkıntılar bölgenin ticaretini de olumsuz etkiledi.
Bugün ise tablo değişiyor.
Bir tarafta Alacabel Tüneli'nin tamamlanmasına yönelik yoğun çalışmalar sürerken, diğer tarafta Süleymaniye yolu gibi alternatif bağlantı güzergâhlarının iyileştirilmesi, bölgenin ulaşım ağını güçlendirecek önemli adımlar olarak öne çıkıyor. Program sırasında yapılan konuşmalarda da vurgulandığı gibi bu yatırımlar yalnızca vatandaşların daha rahat seyahat etmesini sağlamayacak.
Yol demek ticaret demektir.
Yol demek yatırım demektir.
Yol demek ekonomik hareketlilik demektir.
Seydişehir'in Antalya ile olan bağlantısının güçlenmesi, ilçemizdeki esnafın daha fazla müşteriye ulaşmasını sağlayacaktır. Antalya yönünden gelen ziyaretçilerin Seydişehir'de konaklaması, alışveriş yapması, restoranları tercih etmesi ve ilçenin doğal güzelliklerini keşfetmesi ekonomik canlılığı beraberinde getirecektir.
Aynı şekilde bölgede tarım ve hayvancılıkla uğraşan üreticiler de ürünlerini daha kısa sürede ve daha düşük maliyetle pazarlara ulaştırma imkânı bulacaktır. Ulaşım maliyetlerinin düşmesi üreticinin rekabet gücünü artırırken, bölge ekonomisine de doğrudan katkı sağlayacaktır.
Süleymaniye ve çevresindeki yaylalar, doğal güzellikler ve turizm potansiyeli de bu yatırımlarla birlikte daha görünür hale gelecektir. Bugün birçok kişinin ulaşım zorluğu nedeniyle tercih etmediği bölgeler, yarın günübirlik ziyaretlerin ve doğa turizminin önemli noktaları arasında yer alabilir.
Alacabel Tüneli'nde gördüğümüz yoğun çalışma temposu da bu hedefe ne kadar yaklaşıldığını gösteriyor. Yıllardır hayal edilen güvenli ve kesintisiz ulaşım artık somut bir gerçekliğe dönüşüyor. Tünelin tamamlanması ve bağlantı yollarının hizmete girmesiyle birlikte Seydişehir, yalnızca Konya'nın bir ilçesi olmaktan öte, İç Anadolu ile Akdeniz arasında önemli bir geçiş ve ticaret merkezi konumuna gelebilir.
Elbette hiçbir yatırım tek başına mucize oluşturmaz. Ancak doğru planlanan ulaşım projeleri, şehirlerin kaderini değiştirebilir. Bugün atılan bu adımların meyvelerini belki yarın değil ama önümüzdeki yıllarda çok daha net göreceğiz.
Bu nedenle Süleymaniye yolunda çalışan iş makinelerinin sesi, aslında sadece bir yolun değil; Seydişehir'in geleceğinin inşa edildiğinin de habercisidir.

