Bir şehrin gelişmişliğini yalnızca yapılan yollarla, binalarla, parklarla ya da büyük yatırımlarla ölçmek artık yeterli değil. Günümüz belediyeciliğinde asıl başarı; insanı merkeze alan, üretimi destekleyen ve vatandaşın ekonomik hayata daha güçlü katılmasını sağlayan projeler ortaya koyabilmek.
Konya Büyükşehir Belediyesi’nin KOMEK çatısı altında yürüttüğü çalışmalar da bu açıdan dikkat çekiyor.
KOMEK Kadın Kooperatifi’nin geldiği nokta, “meslek edindirme kursu” anlayışının çok daha ötesine geçmiş durumda. Kadınlar önce eğitim alıyor, ardından öğrendikleri mesleği üretime dönüştürüyor. Üretilen ürünler ise satış ve pazarlama kanallarıyla ekonomik değere dönüşüyor.
Yani eğitim, üretim, istihdam ve pazarlama birbirinden kopuk değil; aynı sistemin parçaları olarak ilerliyor.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın Bosna Hersek Tekstil Atölyesi ziyaretinde verdiği rakamlar da bu yapının büyüklüğünü ortaya koyuyor. Merkez ve ilçelerde toplam 25 atölyede binden fazla kadının üretim sürecinde yer alması, kadın emeğinin yerel ekonomiye nasıl kazandırılabileceğinin önemli bir göstergesi.
Burada özellikle Seydişehir KOMEK üzerinde durmak gerekiyor.
Çünkü KOMEK’in ilçelerdeki varlığı, merkezde oluşturulan üretim gücünün ilçelere yayılması açısından önemli bir fırsat. Seydişehir KOMEK Tekstil Atölyesi de kadınların meslek edinmesi ve öğrendikleri becerileri ekonomik değere dönüştürmesi açısından önemli bir merkez konumunda.
Seydişehir’in el emeği, tekstil ve geleneksel üretim konusunda ciddi bir potansiyeli var. Ancak bu potansiyelin gerçek anlamda ekonomik değere dönüşebilmesi için yalnızca kursların düzenlenmesi yeterli değil. Üretimin devamlılığı, sipariş, pazarlama ve markalaşma da gerekiyor.
İşte KOMEK modelinin güçlü tarafı burada ortaya çıkıyor.
Kadına sadece meslek öğretmek yerine, öğrendiği mesleği kullanabileceği bir üretim alanı oluşturuluyor.
Bence önümüzdeki dönemde Seydişehir KOMEK açısından daha önemli bir hedef ortaya konulabilir: Seydişehir’e özgü ürünlerin üretilmesi ve markalaştırılması.
Çünkü yerel üretim yalnızca aile bütçesine katkı sağlamakla kalmaz; aynı zamanda ilçenin tanıtımına da katkı sunar. Seydişehir’in kültürel değerleri, yöresel özellikleri ve el emeği ürünleri doğru bir tasarım ve pazarlama anlayışıyla daha geniş kitlelere ulaştırılabilir.
Burada belediyelere, kamu kurumlarına, odalara, sivil toplum kuruluşlarına ve özel sektöre de önemli görevler düşüyor.
Kadın kooperatiflerinin ayakta kalabilmesi için üretmek kadar ürünü satabilmek de önemli. Kurumların iş kıyafetleri, hediyelik ürünleri, tekstil ihtiyaçları ve benzeri alanlarda yerel üreticilere yönelmesi, kadın emeğinin sürdürülebilir hale gelmesine ciddi katkı sağlayacaktır.
Aslında mesele sadece bir kadının çalışması değil.
Bir kadının üretime katılması; ailesine, ekonomiye ve yaşadığı şehre katkı sağlaması demek.
Bu nedenle KOMEK’i yalnızca bir kurs merkezi olarak değerlendirmek eksik olur. KOMEK, eğitimden üretime uzanan yapısıyla sosyal belediyeciliğin ekonomik boyutunu da ortaya koyuyor.
Konya Modeli Belediyecilik denildiğinde belki de en önemli başlıklardan biri tam olarak burada karşımıza çıkıyor: İnsanlara yalnızca hizmet sunmak değil, onların kendi emekleriyle değer üretmelerinin önünü açmak.
Seydişehir KOMEK’in de bu anlayış içerisinde daha fazla kadını üretime dahil etmesi, ilçeye özgü ürünleri markalaştırması ve yerel ekonomiye daha güçlü katkı sağlaması mümkün.
Çünkü bir şehrin gerçek zenginliği sadece sahip olduğu binalar ve yatırımlar değildir.
O şehrin üreten insanlarıdır.
Ve o üretimin içerisinde kadınların emeği varsa, şehir sadece ekonomik olarak değil, sosyal olarak da güçlenir.
Kısacası; eğitim üretime, üretim istihdama, istihdam da aile ekonomisine dönüşüyorsa, burada gerçek anlamda bir belediyecilik başarısından söz etmek mümkündür.
Seydişehir KOMEK’in de bu zincirin güçlü halkalarından biri olması dileğiyle…
Emeğin olduğu yerde üretim, üretimin olduğu yerde bereket vardır.

