Konya’da bu yıl 50’ncisi kutlanacak Turizm Haftası’nın en dikkat çekici yanı, etkinliklerin ilk kez bir ilçe merkezli olarak planlanmış olması. Bu karar, yalnızca organizasyon anlamında bir yenilik değil; aynı zamanda Seydişehir’in turizm vizyonu açısından tarihi bir dönüm noktasıdır. Çünkü bu yıl Turizm Haftası’nın merkezi Konya şehir merkezi değil, Torosların eteğinde doğası, tarihi ve kültürel zenginliğiyle öne çıkan Seydişehir olacak.
Bu tercih tesadüf değildir. Seydişehir, yıllardır sahip olduğu doğal güzellikler, mağaraları, yaylaları, göletleri, tarihi mirası ve köklü kültürel birikimiyle aslında çoktan bölgesel bir turizm merkezi olmayı hak etmiş bir ilçedir. Ancak çoğu zaman bu potansiyel, yeterince görünür hale getirilemedi. İşte 50. Turizm Haftası, tam da bu görünürlüğü sağlamak adına Seydişehir için önemli bir fırsat sunuyor.
Turizm, artık yalnızca deniz, kum, güneşten ibaret değil. İnsanlar bugün hikâyesi olan yerleri görmek istiyor. Seydişehir tam da bu noktada güçlü bir kimliğe sahip. Seyit Harun Veli’nin manevi mirası, Ferzine Mağarası’nın gizemli doğası, Kuğulu Park’ın huzurlu atmosferi, Suğla Havzası’nın doğal zenginliği ve yayla kültürüyle Seydişehir; doğa, inanç, kültür ve macera turizmini aynı potada buluşturabilen nadir ilçelerden biri.
Turizm Haftası kapsamında düzenlenecek etkinlik programına bakıldığında da bunun bilinçli bir tanıtım stratejisi olduğu açıkça görülüyor. Dua merasimiyle başlayacak program, kortej yürüyüşü, halk oyunları gösterileri, yöresel stantlar, su sporları etkinlikleri, doğa yürüyüşleri ve konserlerle Seydişehir’in çok yönlü kimliğini ziyaretçilere sunacak. Özellikle “Doğanın Kalbine Yolculuk” teması, ilçenin turizm markasını doğa ekseninde konumlandırma açısından oldukça anlamlı.
Bu organizasyonun bir başka önemli yönü ise Seydişehir’in sadece bir etkinlik alanı değil, aynı zamanda Konya’nın turizm vitrini haline geliyor olmasıdır. Konya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda; Konya Büyükşehir Belediyesi, Seydişehir Belediyesi, üniversiteler, kamu kurumları ve yerel paydaşlarla birlikte gerçekleştirilen bu program, Seydişehir’in kurumsal anlamda da ne kadar güçlü bir iş birliği zemini oluşturduğunu gösteriyor.
Bir ilçede ilk kez düzenlenen bu çapta bir Turizm Haftası, beraberinde ekonomik hareketliliği de getirecektir. Otellerden restoranlara, esnaftan el sanatları üreticilerine kadar birçok kesim bu canlılıktan doğrudan fayda sağlayacak. Ancak asıl kazanım, kısa vadeli ekonomik katkının ötesinde, Seydişehir’in turizm hafızasında kalıcı bir yer edinmesidir.
Bugün Türkiye’nin birçok ilçesi, sahip oldukları değerleri tanıtabilmek için büyük bütçeler harcıyor. Seydişehir ise bu hafta sayesinde doğal ve kültürel sermayesini ulusal ölçekte sergileme imkânı bulacak. Bu fırsat iyi değerlendirilirse, Turizm Haftası yalnızca bir kutlama olarak kalmaz; Seydişehir’in gelecekteki turizm yatırımlarının da başlangıç noktası olabilir. Bu organizasyonların ilçemizde gerçekleştirilmesinde katkı sunan başta Belediye Başkanımız Hasan Ustaoğlu olmak üzere Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Resul Bolat ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum.
Unutulmamalıdır ki turizm, bir şehrin ya da ilçenin kendini anlatma biçimidir. Bu yıl Seydişehir kendini anlatacak. Hem de Konya’nın, hatta Türkiye’nin dikkatini üzerine çekerek…
Belki de yıllardır söylenen o cümle artık daha yüksek sesle dile getirilecek:
Seydişehir, sadece geçilen bir güzergâh değil; başlı başına bir destinasyondur.

