Son yıllarda “sosyal belediyecilik” kavramını sıkça duyuyoruz. Ancak bu kavramın içinin ne kadar doldurulduğu, çoğu zaman tartışma konusu oluyor. İşte tam da bu noktada Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın açıkladığı destek paketleri, lafın ötesine geçen, sahaya inen bir anlayışı işaret ediyor. Açıklanan projelere bakıldığında, yalnızca rakamlarla değil, hayatın tam içinden dokunuşlarla karşı karşıya olduğumuzu görmek mümkün.
Yeni evlenecek gençlerden askere gidecek delikanlılara, üniversite öğrencilerinden yeni bebek sahibi ailelere kadar uzanan geniş bir destek yelpazesi var. Aslında bu tablo bize şunu söylüyor: Belediyecilik sadece yol yapmak, kaldırım döşemek değildir; insanın yükünü hafifletmektir.
Bu desteklerin Seydişehir gibi ilçelerde ne anlama geldiğini düşünelim. Bugün Seydişehir’de ev kurmaya çalışan genç bir çift, artan kira fiyatları ve ev masrafları karşısında çoğu zaman “biraz daha bekleyelim” demek zorunda kalıyor. Üç yıl boyunca aylık 5 bin lira kira desteği ve tek seferlik 30 bin liralık evlilik yardımı, bu kararı erteleyen birçok gencin cesaretini artırabilecek nitelikte. Bu sadece maddi bir katkı değil; “yalnız değilsiniz” mesajıdır.
Benzer şekilde üniversite okuyan bir gencin ailesi Seydişehir’de yaşıyorsa, 10 bin liralık eğitim desteği, özellikle dar gelirli aileler için ciddi bir nefes alma imkânı sunuyor. Bugün ilçede birçok aile, çocuğunu Konya merkezde okutmanın yol, barınma ve yaşam giderleriyle baş etmeye çalışıyor. Bu destekler, sadece öğrenciye değil, geride kalan anne-babaya da moral oluyor.
Yeni bebek sahibi ailelere verilen aylık destek ve bebek ihtiyaç çantaları da ayrı bir parantezi hak ediyor. Seydişehir’de genç nüfusun azalmasından, doğum oranlarının düşmesinden sıkça söz ediyoruz. Ancak bu tabloyu tersine çevirmek sadece temenniyle olmuyor. Bebek dünyaya geldiğinde ailenin omzuna binen yükü hafifleten her adım, geleceğe yapılan bir yatırımdır.
Soğuk yemek desteğinin 31 ilçenin tamamına yayılması ise özellikle yalnız yaşayan yaşlılar ve sağlık sorunları olan vatandaşlar için hayati öneme sahip. Seydişehir’in kırsal mahallelerinde, yemek yapacak imkânı ya da gücü olmayan birçok vatandaşın bu hizmetten doğrudan fayda sağlayacağını görmek zor değil.
Bir diğer dikkat çekici başlık ise askere gidecek gençlere verilen destek. Askere uğurlama geleneğinin hâlâ güçlü olduğu Seydişehir’de, ailelerin bu süreçte yaşadığı maddi manevi telaş herkesin malumu. Aylık verilen destek, gencin de ailesinin de içini bir nebze olsun rahatlatacaktır.
Tüm bu tabloya yukarıdan baktığımızda karşımıza çıkan şey net: Aileyi merkeze alan, insanı odağına koyan bir yerel yönetim anlayışı. Başkan Altay’ın “Konya’da yaşayan ihtiyacı olan herkesin bir destek şemsiyesi altında olması” vurgusu, aslında bu işin felsefesini özetliyor.
Elbette bu desteklerin sahada doğru kişilere, adil bir şekilde ulaşması en az açıklanması kadar önemli. İlçelerde bu sürecin yakından takip edilmesi, yerel yöneticilerle koordinasyon içinde yürütülmesi büyük önem taşıyor. Seydişehir’de de bu desteklerin karşılık bulacağı, hayatlara dokunacağı çok açık.
Sonuç olarak; sosyal belediyecilik, rakamların soğukluğundan çıkıp insan hikâyelerine dokunduğunda anlam kazanıyor. Konya’da atılan bu adımlar, Seydişehir gibi ilçelerde karşılık bulduğu ölçüde daha da değerli hale geliyor. Bu anlayışın hayata geçirilmesinde emeği olan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a ve ekibine, aileyi merkeze alan, insanı önceleyen bu yaklaşım dolayısıyla teşekkür etmek gerekiyor. Ortaya konulan bu vizyonun, yalnızca bugünü değil, Konya’nın ve ilçelerinin yarınlarını da daha güçlü kılacağına inanıyoruz.

