Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Mevlüt MIZRAK
Köşe Yazarı
Mevlüt MIZRAK
 

ÇİFTÇİNİN YÜZÜNDE TEMKİNLİ BİR TEBESSÜM VAR

Konya Ovası’nda her yeni ekim sezonu umutla başlar. Bu yıl da öyle oldu. Pancar tarlalarında hareketlilik, çiftçinin yüzünde temkinli bir tebessüm var. PANKOBİRLİK ve Konya Şeker Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Erkoyuncu’nun ekim startını verirken yaptığı açıklamalar ise bu tebessümün arkasındaki gerçeği bir kez daha hatırlattı: Üretim var, potansiyel var ama su konusu hâlâ en büyük sınavımız. Seydişehir ve çevresi, yıllardır tarımsal üretimin omurgasını oluşturan bölgelerden biri. Pancar, mısır, patates… Toprak ne verilirse karşılığını fazlasıyla veriyor. Nitekim verimlilik açısından Konya Ovası’nın Avrupa ile yarıştığı bir gerçek. Ancak bu başarı hikâyesinin görünmeyen bir maliyeti var: Yer altı suları. Yağışların bu yıl iyi gitmesi, birçok üreticide “rahat bir sezon” algısı oluşturdu. Oysa işin aslı pek de öyle değil. Çünkü ovada kullanılan suyun büyük bölümü hâlâ yer altından çekiliyor. Kar yağışının yetersiz olduğu bir yılda, yer altı rezervleri beklenen ölçüde beslenemedi. Yani bugün yağan yağmur, yarının susuzluk riskini ortadan kaldırmıyor. Tam da bu noktada asıl mesele ortaya çıkıyor: Biz üretimi artırırken kaynakları ne kadar koruyoruz? Çiftçinin alışkanlıkları bu sorunun merkezinde yer alıyor. Yıllardır “ne kadar çok su, o kadar çok verim” anlayışıyla yapılan sulama, artık sürdürülebilir değil. Oysa örnekler ortada. Daha az sulamayla daha yüksek verim elde eden üreticiler var. Demek ki mesele sadece su değil; doğru sulama. Seydişehir’de tarım konuşulurken artık sadece ürün değil, yöntem de konuşulmalı. Damla sulama sistemleri, planlı üretim, münavebe… Bunlar artık bir tercih değil, zorunluluk. Aksi halde bugün elde edilen yüksek verim, yarının kuraklığına zemin hazırlayabilir. Bir diğer önemli başlık ise ekonomi. Çiftçi üretiyor ama kazanç aynı oranda artmıyor. Şeker sektöründe yaşanan sıkıntılar, bunun en somut örneği. Üretici memnun değil, sanayici memnun değil; sadece tüketici kısa vadede düşük fiyatlardan memnun. Ancak bu dengesizlik uzun vadede daha büyük sorunların habercisi. Bugün ucuz olan ürün, yarın arz sıkıntısıyla pahalıya dönebilir. Bu yüzden mesele sadece tarlada bitmiyor. Tarladan fabrikaya, fabrikadan pazara kadar uzanan bir zincirin dengeli işlemesi gerekiyor. Aksi halde üretim sürdürülebilir olmaktan çıkıyor. Seydişehir özelinde bakarsak tablo net: Üretim gücü yüksek, çiftçi tecrübeli, toprak verimli. Ama su yönetimi ve ekonomik denge sağlanmadan bu avantajlar tek başına yeterli değil. Belki de artık şu soruyu daha yüksek sesle sormalıyız: “Biz toprağı mı yönetiyoruz, yoksa toprak mı bizi?” Eğer suyu doğru kullanamazsak, cevabı çok da uzak olmayan bir gelecekte acı bir şekilde alabiliriz. Son söz niyetine… Bu topraklar üretmeyi bilir. Yeter ki biz, toprağın dilinden anlamayı ihmal etmeyelim.
Ekleme Tarihi: 30 Nisan 2026 -Perşembe

ÇİFTÇİNİN YÜZÜNDE TEMKİNLİ BİR TEBESSÜM VAR

Konya Ovası’nda her yeni ekim sezonu umutla başlar. Bu yıl da öyle oldu. Pancar tarlalarında hareketlilik, çiftçinin yüzünde temkinli bir tebessüm var. PANKOBİRLİK ve Konya Şeker Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Erkoyuncu’nun ekim startını verirken yaptığı açıklamalar ise bu tebessümün arkasındaki gerçeği bir kez daha hatırlattı: Üretim var, potansiyel var ama su konusu hâlâ en büyük sınavımız.

Seydişehir ve çevresi, yıllardır tarımsal üretimin omurgasını oluşturan bölgelerden biri. Pancar, mısır, patates… Toprak ne verilirse karşılığını fazlasıyla veriyor. Nitekim verimlilik açısından Konya Ovası’nın Avrupa ile yarıştığı bir gerçek. Ancak bu başarı hikâyesinin görünmeyen bir maliyeti var: Yer altı suları.

Yağışların bu yıl iyi gitmesi, birçok üreticide “rahat bir sezon” algısı oluşturdu. Oysa işin aslı pek de öyle değil. Çünkü ovada kullanılan suyun büyük bölümü hâlâ yer altından çekiliyor. Kar yağışının yetersiz olduğu bir yılda, yer altı rezervleri beklenen ölçüde beslenemedi. Yani bugün yağan yağmur, yarının susuzluk riskini ortadan kaldırmıyor.

Tam da bu noktada asıl mesele ortaya çıkıyor: Biz üretimi artırırken kaynakları ne kadar koruyoruz?

Çiftçinin alışkanlıkları bu sorunun merkezinde yer alıyor. Yıllardır “ne kadar çok su, o kadar çok verim” anlayışıyla yapılan sulama, artık sürdürülebilir değil. Oysa örnekler ortada. Daha az sulamayla daha yüksek verim elde eden üreticiler var. Demek ki mesele sadece su değil; doğru sulama.

Seydişehir’de tarım konuşulurken artık sadece ürün değil, yöntem de konuşulmalı. Damla sulama sistemleri, planlı üretim, münavebe… Bunlar artık bir tercih değil, zorunluluk. Aksi halde bugün elde edilen yüksek verim, yarının kuraklığına zemin hazırlayabilir.

Bir diğer önemli başlık ise ekonomi. Çiftçi üretiyor ama kazanç aynı oranda artmıyor. Şeker sektöründe yaşanan sıkıntılar, bunun en somut örneği. Üretici memnun değil, sanayici memnun değil; sadece tüketici kısa vadede düşük fiyatlardan memnun. Ancak bu dengesizlik uzun vadede daha büyük sorunların habercisi. Bugün ucuz olan ürün, yarın arz sıkıntısıyla pahalıya dönebilir.

Bu yüzden mesele sadece tarlada bitmiyor. Tarladan fabrikaya, fabrikadan pazara kadar uzanan bir zincirin dengeli işlemesi gerekiyor. Aksi halde üretim sürdürülebilir olmaktan çıkıyor.

Seydişehir özelinde bakarsak tablo net: Üretim gücü yüksek, çiftçi tecrübeli, toprak verimli. Ama su yönetimi ve ekonomik denge sağlanmadan bu avantajlar tek başına yeterli değil.

Belki de artık şu soruyu daha yüksek sesle sormalıyız:

“Biz toprağı mı yönetiyoruz, yoksa toprak mı bizi?”

Eğer suyu doğru kullanamazsak, cevabı çok da uzak olmayan bir gelecekte acı bir şekilde alabiliriz.

Son söz niyetine…

Bu topraklar üretmeyi bilir. Yeter ki biz, toprağın dilinden anlamayı ihmal etmeyelim.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirinsesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.