Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Mevlüt MIZRAK
Köşe Yazarı
Mevlüt MIZRAK
 

BiR RAMAZAN AYINI DAHA GERiDE BIRAKIRKEN...

Mübarek Ramazan ayı, dün idrak ettiğimiz bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesi ile birlikte artık son demlerini yaşıyor. Maneviyatın zirveye ulaştığı, duaların semaya daha bir içten yükseldiği bu mübarek zaman dilimi, bizlere yine çok şey hatırlattı… Sabretmeyi, paylaşmayı, halden anlamayı ve en önemlisi kulluğumuzu. Perşembe günü arefe… Ardından Cuma günü bayram. Bir ay boyunca tuttuğumuz oruçların, yaptığımız ibadetlerin, ettiğimiz duaların mükâfatını umut ettiğimiz o mübarek günler. Ama her bayram, beraberinde bir muhasebeyi de getirir. Bu Ramazan’ı nasıl geçirdik? Kalbimize ne kattık? Hayatımıza neyi değiştirdik? Belki de en önemli soru şu: Bir sonraki Ramazan’a ulaşabilecek miyiz? İşte bu bilinmezlik, aslında hayatın en büyük gerçeği. Hiçbirimiz yarına dair garantiye sahip değiliz. O yüzden elimizdeki bu kıymetli zamanları en güzel şekilde değerlendirmek zorundayız. Kırdığımız gönüller varsa onarmalı, ihmal ettiğimiz büyüklerimizi hatırlamalı, yalnız kalanlara bir selam, bir ziyaret borcumuz olduğunu unutmamalıyız. Bayramlar; sadece tatil değil, sadece bir gelenek değil… Bayramlar; hatırlamaktır, hatırlanmaktır. Büyüklerin ellerini öpmek, onların duasını almak; küçüklere sevgiyle yaklaşmak, gönüller kazanmak demektir. Belki bir kapı çalmak, belki uzun zamandır aramadığımız bir akrabayı aramak… Küçük gibi görünen ama değeri çok büyük olan davranışlardır bunlar. Bugünlerde en çok ihtiyacımız olan şey de işte bu: samimiyet ve hatırlamak. Kadir Gecesi’ni geride bırakırken, aslında bize sunulan büyük bir fırsatı da geride bırakıyoruz. Ama unutmayalım ki Allah’ın rahmeti sadece bir geceye, bir aya sığmaz. Mesele; Ramazan’da kazandığımız güzel hasletleri yılın geri kalanına taşıyabilmekte. Oruçla sabrı öğrendik… Açın halini anladık… Paylaşmanın huzurunu yaşadık. Şimdi bunları terk etme zamanı değil, aksine hayatımıza yerleştirme zamanı. Bu bayram; küslüklerin bittiği, gönüllerin birleştiği, yüzlerin güldüğü bir bayram olsun. Büyüklerimizin hayır duasını alalım. Belki de bir daha o kapıyı çalma fırsatımız olmayabilir. Belki de bir sonraki bayramda o el öpülemeyecek… Hayat kısa. Zaman hızlı. Ama iyilik yapmak için hâlâ vaktimiz var. Bu vesileyle, şimdiden herkesin mübarek Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. Rabbim sağlıkla, huzurla ve sevdiklerimizle nice bayramlara ulaşmayı nasip etsin. Ve en önemlisi… Bizi Ramazan’ın ruhundan ayırmasın.
Ekleme Tarihi: 17 Mart 2026 -Salı

BiR RAMAZAN AYINI DAHA GERiDE BIRAKIRKEN...

Mübarek Ramazan ayı, dün idrak ettiğimiz bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesi ile birlikte artık son demlerini yaşıyor. Maneviyatın zirveye ulaştığı, duaların semaya daha bir içten yükseldiği bu mübarek zaman dilimi, bizlere yine çok şey hatırlattı… Sabretmeyi, paylaşmayı, halden anlamayı ve en önemlisi kulluğumuzu.

Perşembe günü arefe… Ardından Cuma günü bayram. Bir ay boyunca tuttuğumuz oruçların, yaptığımız ibadetlerin, ettiğimiz duaların mükâfatını umut ettiğimiz o mübarek günler. Ama her bayram, beraberinde bir muhasebeyi de getirir. Bu Ramazan’ı nasıl geçirdik? Kalbimize ne kattık? Hayatımıza neyi değiştirdik?

Belki de en önemli soru şu: Bir sonraki Ramazan’a ulaşabilecek miyiz?

İşte bu bilinmezlik, aslında hayatın en büyük gerçeği. Hiçbirimiz yarına dair garantiye sahip değiliz. O yüzden elimizdeki bu kıymetli zamanları en güzel şekilde değerlendirmek zorundayız. Kırdığımız gönüller varsa onarmalı, ihmal ettiğimiz büyüklerimizi hatırlamalı, yalnız kalanlara bir selam, bir ziyaret borcumuz olduğunu unutmamalıyız.

Bayramlar; sadece tatil değil, sadece bir gelenek değil… Bayramlar; hatırlamaktır, hatırlanmaktır. Büyüklerin ellerini öpmek, onların duasını almak; küçüklere sevgiyle yaklaşmak, gönüller kazanmak demektir. Belki bir kapı çalmak, belki uzun zamandır aramadığımız bir akrabayı aramak… Küçük gibi görünen ama değeri çok büyük olan davranışlardır bunlar.

Bugünlerde en çok ihtiyacımız olan şey de işte bu: samimiyet ve hatırlamak.

Kadir Gecesi’ni geride bırakırken, aslında bize sunulan büyük bir fırsatı da geride bırakıyoruz. Ama unutmayalım ki Allah’ın rahmeti sadece bir geceye, bir aya sığmaz. Mesele; Ramazan’da kazandığımız güzel hasletleri yılın geri kalanına taşıyabilmekte.

Oruçla sabrı öğrendik… Açın halini anladık… Paylaşmanın huzurunu yaşadık. Şimdi bunları terk etme zamanı değil, aksine hayatımıza yerleştirme zamanı.

Bu bayram; küslüklerin bittiği, gönüllerin birleştiği, yüzlerin güldüğü bir bayram olsun. Büyüklerimizin hayır duasını alalım. Belki de bir daha o kapıyı çalma fırsatımız olmayabilir. Belki de bir sonraki bayramda o el öpülemeyecek…

Hayat kısa. Zaman hızlı. Ama iyilik yapmak için hâlâ vaktimiz var.

Bu vesileyle, şimdiden herkesin mübarek Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. Rabbim sağlıkla, huzurla ve sevdiklerimizle nice bayramlara ulaşmayı nasip etsin. Ve en önemlisi… Bizi Ramazan’ın ruhundan ayırmasın.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seydisehirinsesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.