Bu yazdıklarımı Müslümanlar ve Gayri Müslümler üzerine alınmasın…
En ön safta aylık faiz getirisini hesaplamayı bırakacak kadar zahit, Allah’ın huzurunda huzura eren Hacı Emmiler de üstüne alınmasın…
Kul hakkı yemenin oruca zarar vermediğini sananlarda…
Bu yazdıklarımı bilhassa temeli bin bir çileyle atılan amma sonrası tepeden tırnağa konfor olan Müslümanlığın savunucuları üzerine alınmasın.
Koltukları arasına Gazali’nin, Mevlana’nın eserlerini kıstırıp İsrail’i lanetleyip İsrail menşeli kafelerin köşelerinde İslamiyet’i kurtarmaya ahdetmiş genç kardeşlerimde üstüne alınmasın.
On bir ay boyunca bir gün, ne bir günü bir an bile aklına gelmeyenler adına iftar çadırı kurduran amma yaptığı masrafı belgeleyip vergiden düşürten hayırsever iş adamları da üzerine alınmasın…
Trafikte bir dakikalık zaman kaybını bir ömür kaybettiğini sananlar. Direksiyon başına geçer geçmez bütün yolları kendinin sanan kardeşlerim de üzerine alınmasın lütfen…
Şeyhine tabi olmayan amma şeyhini peygamberden üstün bir varlık olarak gören ve gösteren sofiler de üstüne alınmasın…
Başlarını İslami bir tarz ile kapatıp farz dışı bir modanın hazzını yaşayan ablalarım da üzerine alınmasın.
Kendi ayıbını, kusurunu örtüp de “Herhangi biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?” ayetinden bihaber; din kardeşinin, komşusunun, akrabasının ayıbını deşeledikçe deşenler de üzerine alınmasın.
Domuz etinin haram olduğunu bilip ağzına sürmeyen ama kurban etiyle içki içen abilerim de üzerine alınmasın.
Farzları unutup bir haftalık gazla teravihlerde camilerimizi doldurup huşuya varanlar da…
Her şeyi laikliğine zarar verecek bir şey sanan… Bilhassa Samsunlu Celal’in okuduğu ilahinin dünya çapında böylesine dillerde pelesenk olmasına kızan laik kardeşlerim de üzerine alınmasın.
Son model arabalarına Filistin Bayrağı asıp konvoy kuran, yaşadığı bu hazzı yine en son çıkan bilmem ne özelliğine sahip akıllı telefonuyla videoya çeken İslamcı kardeşlerim de üzerine alınmasın.
Televizyon ekranlarında Türk Tarihi konulu dizilerle gaza sevinci yaşayıp gözü önünde bir haksızlığa müdahale etmeyen yiğitler de…
Vatan millet Sakarya taifesinden olup her fırsatta memleketi kendine dert eden ancak sokağın ortasında kallavi bir balgam saçan milliyetçi abiler de üzerine alınmasın.
Tuttuğu futbol takımının tarihini en ince detayına kadar bilip de inandığı dinin farzlarını bilmeyen fanatik kardeşlerim de üzerine alınmasın…
Evdeşine ilgisiz amma sokaktaki bir kadına sonuna kadar erkek kesilen çapkın delikanlılar da üzerine alınmasın…
Neyse bu liste uzar gider. Kısacası kimse üzerine alınmasın.
Bu yazdıklarım yalnızca iftarını gözyaşıyla açan gerçek kullar için.
Komşusu doysun da kendisi aç yatsa da olur diyen canlar için.
Yılın her ayını Ramazan eyleyen Hak dostları için…
Onların Ramazan’ı Şerifleri mübarekolsun.
Gerisi cümleten üzerine alınmasın.

