İki yılı aşkın bir zamandır yazmıyor her Cuma günü canlı yayınlarla gündemi değerlendiriyorduk; ancak baktık ki ‘Söz uçar yazı kalır’ atalar sözü boşa değilmiş bir yazı ile durumu özetleyelim istedim.
Gazetemizin değerli okuyucuları ve ‘Şehir ve Gündem’ program takipçilerimiz bilirler ki, Seydişehir’in Sesi Gazetesi şehrimizin sorunları ile hemhal olup yayınlarının tümünde şehrimizin yararı istikametinde yayın politikası sürdürür.
Bu girişten sonra gelelim en önemli sorunumuza. Tarımsal sulamada yine zorda kalacağımız günler başladı. Kış ve bahar yağışlarıyla dolan Suğla Barajı yine boşaltıldı. Gerçi boşaltılmasa da kullanmamıza izin vermiyorlardı. Bilenlerin söylediğine göre; bu yılki yağışlarla barajda toplanan 250 hektometreküp su yine aktarıldı ve Seydişehir, Ahırlı, Yalıhüyük tarımsal sulama ihtiyacına cevap veremeyecek. Bu işin sorumlusu veya suçlusunu nerede arayacağız?
Başlıkta bahsettiğim protokol şehvetine kapılıp bu şehirle ilgilenmeyen, siyasiler, STK vs. kendilerini yönetme ve yönetici olma, mabad-ı alilerine bir koltuk bulma, hürmet ve saygı görme, protokol denilen listede yer bulup ön koltukta oturma şehvetine kapılanlardır.
Normalde kifayetsiz yeteneksizdir birçoğu, öncelikleri kendi konforları ve çıkarlarıdır. İşgal ettikleri makamları amel defterleri kapanıncaya kadar kullanmak neredeyse cenazelerinin bile oradan kalkmasını ilahi bir hak olarak görürler.
İktidar veya muhalefet bir ilçe başkanının bu konuda bir çabasını gördünüz mü? Göremezsiniz çünkü onların dertleri protokol şehveti ile kendilerini tatmin etmek.
Geçtiğimiz günlerde ilçeyi ziyaret eden sayın Bakan’ın; ‘Eksiğiniz ihtiyacınız var mı ihtiyacınız nedir?’ sorusuna ‘Öğretmenevi’ cevabı veren yöneticiyi bu meyanda tebrik ediyorum, tam ortama uymuş.
Sayın Bakan’ın Çumra bağlantısı nedeniyle Suğla ve su sorununu dile getiremediklerine eminim.(Korkudan)
Bu konuda açılan bir davaya gelen cevap her şeyi özetliyor diyor ki; Suğla Barajı’ndan geriye Seydişehir arazisine su basmak Çumra havzası projesinin dengesini bozar. 25/02/ 2026
Kendi gölümüze, suyumuza sahip çıkamayız ama can siparane Beyşehir Gölü’ne sahip çıkan Beyşehirliye kızarız…

