ribo

18 Ağustos 2019 Pazar

şeker

BİR DÜŞÜNELİM !!!

Marka Şehir Seydişehir Sevdalısı

Marka Şehir Seydişehir Sevdalısı

E-Posta : seydisehirinsesi@hotmail.com

Evet, kıymetli dostlarım; “Bir düşünelim” diyerek başladım bu hafta da sizlerle paylaşmak istediğim satırlarıma...

Ama, önce yine de bir kaç kısa bilgi:

Çaydanlığınız, zamanla mat bir görünüme bürünebilir. Yarım bardak sirkeye bir tutam kadar tuz atıp, sert bir süngeri de buna batırarak çaydanlığı silerseniz, eski parlaklığına hemen kavuştuğunu göreceksiniz.

Mutfak tezgâhınızın altında yer alan ahşap çekmeceler, zamanla zor açılmaya başlar. Yapmanız gereken, çekmecelerin kenarlarına talk pudrası serpmek ya da mum sürmek. Böylece, çekmeceleriniz ilk günkü gibi kolayca açılacaktır.

Ayda bir kere olmak üzere bulaşık makinesinin deterjan gözüne çamaşır suyu koyun. Böylece çatal ve bıçaklarınızın kararmasını engellediğiniz gibi onları parlatmış da olacaksınız.

Gelelim, ana temaya; darılmaca, gücenmece yok!..

Kardeşim, neden bu trafik ışıkları “bir türlü” düzgün çalıştırılmaz? Hoparlörlerden yapılan anonslar niçin anlaşılmaz, duyulmaz? Bunun bir standardı yok mu? Ya o, otobüs minibüs duraklarına park eden, duraklamak için bile olsa, aracını durağın önüne getirip, koyan insana ne demeli? Kaldırımlara park edip gidenler ise cabası... Yayalar yolun ortasında gider tabi sonra, araçlar kaldırımın tepesinde olunca...“Ali yazar, Veli bozar” cümleleri de geliyor ardı ardına dilimize hepimizin... Sanki memlekette başka yapılacak cadde, sokak kalmadı, sanki başka mahallelerin başkaca ihtiyaçları yok, her asfaltımız düzgün, her sokağımız “pırıl pırıl”,  bir sokak lambası koyduramasın insanlar karanlık sokaklara, önceden köy olup, şimdi yeni mahallemiz olan yerler hizmet bekler, seçim öncesi ziyaret edilen insanlar yine ziyaret bekler, oy isterken gelirler, ondan sonra unuturlar lafları başlar peşi sıra, ama yok, varsa yoksa Atatürk Caddesi...

En azından halkın fikrini aldınız mı kardeşim, sordunuz mu insanlara. Nasıl bir değişiklik yapalım, ya da değişiklik yapalım mı, genişletelim mi yolu? Kenarlardaki taş bariyerleri sökelim mi, yerini mi değiştirelim, böyle mi kalsın? Doğru ya da yanlış bir yol yapılmış zamanında. Tartışılmış ya da tartışılmamış, ölçülmüş, biçilmiş, zamanın yetkilileri yapmış, yaptırmışlar bir şeyler. Neden yapılanı bozupta, iyi kötü bir süredir alışılagelmiş yol ile oynanıyor yine? Çok mu parası bol bir memleketiz diyesim geliyor. Öyle olabilsek gam yemem de...

Demem o ki, dostlarım biz, dü-şün-mü-yor-uz! Kendimizi değil ha, kendimizi bal gibi de düşünüyoruz, biz başkalarını düşünmüyoruz. Ben aracımı park edeyim de, başkası nasıl geçer, yol tıkanır mı, trafiğe zararım olur mu, yok efendim, insanlar benim yaptığımdan zarar görür mü, bu işi yaparsam ya da yapmazsam insanlar fayda görür mü gibi “DÜŞÜNCE” ler bizim kitabımızda yazmıyor sanırım, ya da yazılmışsa da bir zamanlar, artık silinmiş gitmiş. Kimse memlekete şu faydalı işi yaptım, ürettim, gelin hep birlikte üretelim, hep birlikte bir şeyler ortaya çıkaralım demiyor. Yaz boz tahtası gibi... Olan da tabi hepimizi “parasına” oluyor, cebimize dokunuyor tüm bunlar. Neyse, anlayan anlar sanırım. Tabi, üzerine vazife olanlar anlasın da en başta... Yoksa hal ve ahvalimiz gitti gidiyor yani... Takkeyi önümüze alıp önce ”düşünmeliyiz”, iki küçüğe bir büyüğe sormalıyız, birilerini; ama dalkavukları değil, iş yapan ustaları ya da iş yaptıran ustaları almalıyız yanımıza, onlara danışmalıyız, yol yordam sormakla kimsenin eksileceği yok hani... Bakın etrafımız akbabalarla dolu zaten, ha bire “düşmemizi” bekliyorlar! İki buçuk ay geçti gitti su gibi, şunun şurasında bir elli yedi ay var “karne almaya”, o da göz açıp kapayana kadar geçer, hem de öyle bir çabuk geçer ki...

Son cümlelerim...

Tamamen bencil ve “düşüncesiz” bir toplum olma yolundayız ne garip!  Toplumda bizden başkası, başkaları da önemli değil! Varsa yoksa kendimiz... Ben yaptım oldu modları, modelleri artıyor gibi geliyor, umarım yanılıyorumdur.

Darılmaca, gücenmece yok dedim ya! Anlayana sivrisinek saz, anlamayana da davul zurna az...

Bir MŞSS sözü: “Doğruyu söyle doğrudan söyle...”

Ha bir de unutmadan, “Sevelim, sevilelim dünya kimseye kalmaz.”

Saygı ve selamlarımla…


18 Haziran 2014 Çarşamba 13:47
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • tebrikler

    Misafir 18 Haziran 2014 22:08 Doğruları ve gerçekleri direkt olarak, dümdüz yazmışsınız... Dediğiniz gibi anlayana sivrisinek saz, ...

  • ibrahim karaca

    Misafir 19 Haziran 2014 10:54 bir gerçekvarki her dönem bu böyle olagelmiştir. ifade buyurduğunuz gibi aliyazar veli bozar. kumun parası kimin zamını dününülmez. yapılmış olmuş bitmiş. yeni bi eser kazandırmak varken niye buraya dalınıldı anlamak mümkün değil. tek kelimeyle yazık.

  • tebrikler

    Misafir 19 Haziran 2014 14:06 Doğruları ve gerçekleri direkt olarak, dümdüz yazmışsınız... Dediğiniz gibi anlayana sivrisinek saz, ...

  • Eleştirilmek

    Misafir 19 Haziran 2014 15:24 Tebrikler sayın yazar, YAPICI ELEŞTİRMEK böyle olur işte. Kaleminize sağlık...

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

GÜNDEMDEKİLER

İlçemizde vahşi çöp depolama tarih olacak

Konya Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı ve Seydişehir Belediyesinin daha temiz,

Yaşlı kadının çifte bayram sevinci

Seydişehir Akçalar Mahallesi’nde bacaklarındaki ve belindeki rahatsızlıktan dolayı koltuk değnekleri ile

Başkan Tutal personelle bayramlaştı

Seydişehir Belediye Başkanı Mehmet Tutal, Seydişehir Belediyesi personeliyle bayramlaştı.

Konya-Antalya yolunda trafik tedbirleri artırıldı

Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kente bağlantı yollarında Kurban Bayramı öncesi denetimlerini sıklaştırdı.

Seydişehir sağlığı için yeni projeler hazır

Konya İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Mehmet Koç, hizmet başkan ve yardımcıları ile birlikte Seydişehir’de

Belediye Kurban Bayramı’na hazır

Seydişehir Belediyesi Kurban Bayramı münasebetiyle, canlı hayvan pazarında çalışmalarını tamamladı.

KONYA - HAVA DURUMU

KONYA
kampüs okul