26 Ekim 2020 Pazartesi

şeker

İSPİNOZ KAFESİ

Fatih BABAOĞLU

Fatih BABAOĞLU

E-Posta : okmbeysehir@hotmail.com

Gençliğe attığım ilk adım… Hayatımın özeti kitap, çay, kitap, çay… Okunanlar çok farklı, bir kere “Oku!” buyrulmuş ya tutana aşk olsun…

Şiir o dönemlerde biraz daha farklı. Gençlik ya illa ki şiire öykünmeler… Bilmezdik şiirin şuur olduğunu ama şükür şuurumuzun temelini bilmeyerek de o yıllarda şiirle atmışız. Ustalar bellidir; Necip Fazıllar, Nazım Hikmetler, Atilla İlhanlar, Orhan Veliler, Neyzenler…

Bir mısra saplandı o zamanlar yüreğimin tam ortasına. Üstad Necip Fazıl’dı bu oku yüreğime fırlatan, ifade net:

“Bak aslan hakikate ispinoz kafesinde” 

Genç olmasına gençtik lakin daha çocukluktan yeni kurtulmanın sancısı da vardı ya bilemedik bu mısraın bize ne dediğini. Yüreğimizde bir yara yıllarca gezdik. Ta ki bir gün o manzarayı görene kadar.

Manzara şu: duvarda sırmalı bir mahfaza içinde Kur’an-ı Kerim. Hemen yanı başında sepeti andıran tulum şeklinde örülmüş bir kuş yavaşı. Tevafuk ki yıllarca yüreğimde kabuk tutmuş yarayı söküp attı. Üstad “…aslan hakikat…” derken Yüce Kitabımıza işaret etmiş. Genelde evlerde kapalı bir mahfazanın içinde duvarlarda asılı duran yalnızca Ramazan aylarında aklımıza gelen YEGÂNE KİTABIMIZI…

 Neler yazalım bu hafta diye dertlenirken telefonuma bir mesaj geldi. Mesaj yüreği memleket kadar güzel insan dayım Bülent (Başer)’den. Bir kitabın satırlarını fotoğraf edip göndermişti. Altını çizdiği satırları okudum defalarca: “Bu kitap, üstekilerin elinden çekip alınarak, tekrar ilk ortaya çıktığında olduğu gibi alttakilerin sesi soluğu ve çığlığı olarak yeniden okunmadıkça tuzu kuruların elinde dolanıp duran bir ayin ritüeli ve tapınak kitabı olmaya devam edecektir.”

Müthiş tespit. Üstadın ispinoz kafesinde olarak betimlediği Aslan Hakikati farklı yönlerden betimlemiş… Çok yerinde sözler. Peki diyeceksiniz ki senin sıkıntın ne? Sıkıntım şu: her Mübarek Ramazan’da televizyona çıkan hocaların hakkında konuşulması. “Aman efendim bir program başına kaç lira alıyor biliyor musun?” sorusundan tutun da “Masal anlatıyor”a kadar uzayan giden sözler. Bence hocalara dil uzatmadan hocaları ekranlara taşıyanları yani bizleri bir konuşsak. Talebe göre arzı oluşturan bizler değil miyiz? Değil mi ki istediğimiz yani hak ettiğimiz kadarıdır bizim nasibimize düşen?

Yani ben diyorum ki; önümüzde koskoca Aslan Hakikat dururken ve uğruna âlemler halk olunan Habib-i Zişan Efendimizin örnek hayatı varken ve ilk emir “Oku!” iken bu talebi oluşturan bizlerdedir sıkıntı.

Nasıl yırtabiliriz kaygısının arkasında yatan sorularımızla sanki ülkece bütün derdimiz bu gibi ekranlara taşınan bizlere düşen tek bir görev var o da Hakikatin İpine sımsıkı sarılmak.

 İşte o zaman gerçeklerimiz Hakikate döner…


29 Eylül 2020 Salı 18:04
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

GÜNDEMDEKİLER

MÜSİAD’dan Seydişehir’in Sesi’ne ziyaret

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Seydişehir Temsilciliği yöneticileri gazetemize nezaket

Ak Parti’den gazetemize ziyaret

Ak Parti Seydişehir İlçe Yöneticileri 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü münasebetiyle gazetemizi ziyaret etti.

Atıklar geri dönüşüme kazandırılıyor

Seydişehir Belediyesi, ilçedeki kaynakların verimli kullanılması ve israfın önlenmesine yönelik başlatmış

Battâl Gâzî ve Seydişehir

Tarihî kaynaklar, Türklerin gönlünde taht kuran ve gece sohbetlerinde kahramanlıklarını dinlediği Battâl

Cildiye doktoru göreve başladı

Seydişehir Devlet Hastanesi’ne yeni cildiye uzmanı atandı. Bir süredir boş bulunan cildiye polikiliniği,

Seydişehir Belediyesi'nin bütçesi 77 milyon oldu

Seydişehir Belediyesi'nin 2021 yılı bütçesi 77 milyon lira olarak oy birliği ile kabul edildi.

KONYA - HAVA DURUMU

KONYA